Bugün eve geldiğimde değişik bir süprizle karşılaştım. Mahallede uzunca bir zamandır sürünen ttnet'in altyapı çalışmaları(üç senedir sürüyordu) sonunda bitmiş ve fiberoptik ağımız olmuş (iyi bak çok güzel TTNET o kadar da kötü değilmiş). E fiberoptik teknolojisi gelmiş ama kimsenin evinde buna uygun modem yokmuş. Bunun için de mahalleliye fiberoptik modem dağıtmaya karar vermişler, hem de bedavaya. Halihazırda 24 aylık kontrat imzalamış sadık(!) müşterilerine öncelik vermişler.
Adil Kullanım Limiti yaklaşık 4-5 yıldır var. Ama benim açımdan uygulamaya geçmesi 1-2 ayı buluyor. Önceleri 150-200 gb download'a karşılık hızımız hiç düşmezdi, şimdi ayın 20'sini geçtikten sonra 50gb kotayı aşmışsam hemen hızı 0.85 mbit'e düşürüyorlar. Sanırım modemi takmaya gelen çalışanların da bilmem kaç mbitlik modemi bağlarken akıllarında olan hız bu değildi:
Modemin kendisi 60'ların radyolarına benzemekle birlikte küçük bir radyatör çakması gibi duruyor. Şekil önemli değil tabi, önemli olan yapabildikleri demek istiyorum lakin 0.67 mbitlik hız, ne bileyim, bu alet için biraz(!) düşük gibi.
Neyse ben karşılaştığım bu süprize bakarken babam da TTNET yetkililerinin "Bundan sonra hızınız 32 mbit" dediğini bana söyledi. Şu anki hızım 0.67 mbit. Kendi elleriyle dağıttıkları en hızlı modemlerinden, fiberoptik altyapılarından bile adil kullanım kotası adaletinden caymayan TTNET'i can-ı gönülden kutlarım.
27 Nisan 2012 Cuma
4 Nisan 2012 Çarşamba
Üçüncü Sınıf Biterken
Tıp fakültesinde üçüncü yılımın sonlarına gelirken şöyle bir geriye bakıyorum da; üç yıl önce şu vakitlerde tıp fakültesini kazanmak için nasıl da uğraşmışım, ne kadar gereksiz bir uğraşmış o. Halen öğrenci sıfatında olmama rağmen konu tıp olunca bir profesör egosuna sahibim, kendimi diğer tüm mesleklerden önemli bir iş yapıyor görüyorum. Ama bunları bana yaptıran tıp fakültesinin ta kendisi. Üniversite sınavlarına hazırlanıp bu yazıyı okuyan sevgili arkadaşım, sana sesleniyorum; başka türlü çekilmiyor da bu melet o yüzden götümüz iki karış havada geziniyoruz valla bak. Üç yıldır progresif bir biçimde içine çekiyor bu bilim adamı, dipsiz kuyu böyle konuyu iki elinle sarıp "he tamam bu kadarmış zamanla öğrenirim" ya da "ya bunu da öğrenmeme gerek yok işime yaramaz" diyemiyorsun. En iyi bildiğin konularda allah vurur hiç bilmediğin konularda peygamber tekme atar. Bilgi çağının değişmez gereksinimi olan karşılaştırma ihtiyacını bilemek için elinden geleni yaparsın çünkü nereden baksan diğer fakülteler geziyor sen mal mal ders çalışıyorsundur.
25 Mart 2012 Pazar
22 Mart 2012 Perşembe
Centre
Fasbuk'u amerika yaz saati uygulamasına bizden daha önce geçtiği için saatler karıştığından dolayı ingiliz ingilizcesine çevirdikten sonra böyle bir kelime olduğunu hatırladım. Bize ingiliz ingilizcesi öğretmişlerdi lan bu kadar mı asimile oldum diye kendime kızdım, sonra daha aynı ülkede yaşadığım kürt kardeşlerimin konuştuğu dili bilmiyorum lan dedim kendi kendime derken terler içinde uyandım.
Bollocks!
18 Mart 2012 Pazar
Çanakkale Geçilmez
Bugün Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıldönümüydü. Biz de ailecek arabamıza atladık ve tören alanına doğru harekete başladık, ama malesef törene yetişemedik. Her şeyi halktan aldığı güçle yapan Akp protokol geçişi için Çanakkale trafiğini katletti. Önce Çanakkale içinden feribota ulaşmaya çalıştık:
Uzun bir uğraştan sonra karşıya geçebildik ve bu sefer de normal insanların kullanması gereken yolun "protokol" tarafından işgal edildiğini gördük. Protokolün işgal ettiği yol:
Protokolün halka gösterdiği yol:
Bugün Çanakkale bir kez daha işgal altındaydı, ama bu sefer işgal edenler itilaf güçleri değildi.
Not: Kötü çizimler için özür dilerim.
14 Mart 2012 Çarşamba
Fantasy NBA '12 (Lig Bitmeden Önce Son Durum)
Yahoo Fantasy NBA'de regular sezonun sonuna yaklaşıyoruz. Öncelikle kadrom(Rektal Tuşespor) şu şekilde:
Küçük çapta bir lik olduğu için toplamda 2 takas oldu, ben Luol Deng karşılığında Danny Granger'ı aldım, diğer bir takas da Andrew Bogut ile birisi arasında gerçekleşti -kim olduğunu hatırlamıyorum- ama malum Bogut'un sakatlığıyla hüsranla bitti. Bu yılın süprizlerinden Kyle Lowry bendeydi ama iki gün önce gastroenterit sebebiyle 2-4 hafta olmayacağı açıklandı, onun yerine Goran Dragic'i kadroma kattım. Son düzlüğe girilirken sıralama şöyle:
Bu hafta labebe ile maçım var, o maçı kazanıp playofflara ilk sıradan girersem (regular sezonu ilk iki sırada bitiren takımlar playoff ilk turunu by geçiyorlar) ikinci turda 4. ve 5. nin galibiyle eşleşiyorum, ki bu da finali garantilemek gibi bir şey demek. Son düzlüğe girerken durum böyle, heyecanla playoffları bekliyorum.
Küçük çapta bir lik olduğu için toplamda 2 takas oldu, ben Luol Deng karşılığında Danny Granger'ı aldım, diğer bir takas da Andrew Bogut ile birisi arasında gerçekleşti -kim olduğunu hatırlamıyorum- ama malum Bogut'un sakatlığıyla hüsranla bitti. Bu yılın süprizlerinden Kyle Lowry bendeydi ama iki gün önce gastroenterit sebebiyle 2-4 hafta olmayacağı açıklandı, onun yerine Goran Dragic'i kadroma kattım. Son düzlüğe girilirken sıralama şöyle:
Bu hafta labebe ile maçım var, o maçı kazanıp playofflara ilk sıradan girersem (regular sezonu ilk iki sırada bitiren takımlar playoff ilk turunu by geçiyorlar) ikinci turda 4. ve 5. nin galibiyle eşleşiyorum, ki bu da finali garantilemek gibi bir şey demek. Son düzlüğe girerken durum böyle, heyecanla playoffları bekliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Kemal Kılıçdaroğlu müjde diye vaatler sıralamış. Akıl sağlığımı korumak adına bu vaatleri yorumlamak istiyorum. 1) gençlerin ilk teknolojik...
-
Daha önce hiç "sana bir sır vereyim mi?" demeyen adam/kadın var ya, işte o gerçekten sır tutan kişidir.
-
Kemal Kılıçdaroğlu müjde diye vaatler sıralamış. Akıl sağlığımı korumak adına bu vaatleri yorumlamak istiyorum. 1) gençlerin ilk teknolojik...
-
Tüm ihtimalleri düşündüm. Yataktan kalkıp yüzleşecektim onunla. Nasıl da halden anlamaz bir insan olduğumu, hiçbir işe yaramasa bile benim d...






